21 09 2011

OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜ İÇİN HAYAT KURTARAN TEKNİKLER

    


Otomobil kullanırken meydana gelebilecek ciddi olaylara karşı uyulması gereken basit teknikler hayat kurtarıyor.

Otomobil kullanmanın inceliklerini anlatan uzmanlar, yüksek hızla seyreden araçlarda ön camın kırılması, lastiğin patlaması ve araçta yangın çıkması gibi ciddi tehlike yaratan durumlarda sürücünün soğukkanlı davranmasını öneriyor.

Cam kırılması

Uzmanlar, özellikle süratli hareket eden araçlarda ön camın kırılması halinde, sürücülerin nasıl hareket etmesi gerektiğiyle ilgili olarak şunları öneriyor:

"Aynalardan yararlanarak aracınızı yolun sağ tarafına park edin.
Flaşörleri açın ve dikkatlice dışarı çıkın. Aracın cama yakın olan
kalorifer ve havalandırma deliklerine gazete kağıdı veya bez parçası
koyarak, cam parçacıklarının bu kısımlara düşmelerini önleyin. Sonra
krikonun arka kısmı ile camı içeriden dışarı doğru kırın. Cam
lastiğini dikkatlice çıkarıp temizledikten sonra, yeniden
kullanılabileceği için bagaja koyun. Gazete kağıdına birikmiş cam
parçalarını bir naylon torba içine koyun ve en yakın çöp bidonuna
atın. Öylece en yakın cam tamircisine kadar gidin."

Lastik patladığında

Patlayan, arka lastiklerden biriyse, arabanın arkasının sağa veya sola
doğru kaymaya başlayacağını belirten uzmanlar, ön lastiklerden biri
patlamışsa, mümkün olduğu kadar fren yapmamaya çalışılması gerektiğini
bildiriyor. Ön lastiklerden biri patladığı zaman, aracın, lastiğin
patladığı yöne doğru kuvvetlice çekildiğini vurgulayan uzmanlar, bu
durumda direksiyonla, aracın düz bir doğrultuda tutulmaya çalışılması
ve yavaş frenleme ile durmasının sağlanması gerektiğini kaydediyor.

Uzmanlar ayrıca, taşmış dereler, nehirler veya büyük su
birikintilerinin içinden geçerken, aracın hızının kesilmesi
gerektiğini hatırlatıyor. Mütevazı bir aile otomobilinin, 25-30
santimlik su birikintisinden geçebilecek yetenekte olduğunu söyleyen
uzmanlar, bu noktanın üstüne su geldiği takdirde, su damlacıklarını
kuvvetli bir sprey gibi motorun üstüne püskürdüğünü, bu su
bombardımanının da, bujilerin ve distribütörün ıslanmasına sebep
olarak aracın stop etmesine yol açtığını belirtiyor.

Araçlarda yangın

Araçlardaki yangının önüne geçilmezse, büyük bir facianın meydana
gelebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, buharlaşmış benzinin
tutuşarak deponun alev almasına sebep olduğunu bildiriyor. Bir süre
sonra da aracın infilak edebileceğini kaydeden uzmanlar, "Araçta duman
tespit edildiği an araç durdurulmalı. Sonra anahtar üzerinde kontak
kapatılmalı. Direksiyonun kilitlenmemesine dikkat edilmeli. Aksi
halde, gerektiği takdirde aracın itilmesi mümkün olmaz. Bütün yolcular
dikkatlice dışarı alınmalı. Motor kaputu kısmi olarak açılmalı.
Böylece alevlerin büyümesi önlenmiş olur. İmkan varsa akü kutup başı
sökülmeli. Yangın söndürücü varsa kullanılmalı, yoksa, battaniye veya
oto kılıfından yararlanılmalı. Bu örtüler, alevlerin oksijen alıp
büyümesini önleyecektir" tavsiyesinde bulunuyor.

Kayma esnasında

Uzmanlar, aracıyla yokuş çıkarken geriye doğru kaymaya başlayan
sürücülere de şu önerilerde bulunuyor:

"Ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma
sağlanınca yavaş yavaş tekrar basın. Kayarken savrulmayı engellemek
için direksiyonunuzu kayma yönüne doğru çevirin, kesinlikle
tekerleklerin kızaklamasına sebep olacak şekilde frene basmayın.
Unutmayın, dönmeyen ön tekerleklere yön verilemez. Eğer
kızakladıysanız, hemen fren basıncını azaltın ve tekerleklerin
dönmesini sağlayın ama, sakın ayağınızı frenden tam olarak çekmeyin
(ABS varsa sonuna kadar basmak gereklidir). Gaza gereğinden fazla
basmışsanız ayağınızı gazdan çekin, frene çok bastıysanız frendeki
basıncı azaltın, direksiyonu sert şekilde çevirmişseniz direksiyonu
yumuşatın, ayağınızı debriyajdan sert çekmişseniz tekrar debriyaja
basın."

Trafikte hayatta kalmak için

* Otonuzu kullanırken yaptığınız iş, hayatınızın en önemli işidir.

* Otonuzun mekanik viteslerini kullanmadan önce beyninizi vitese takın.

* Bir probleme girmemek, problemi çözmeye çalışmaktan çok daha kolaydır.

* Trafik canavarlarla dolu bir arena değil, yaşamın büyük bir
bölümünün zorunlu olarak geçirildiği çok riskli bir ortaklıktır.
Trafiği paylaşan ortakların risklerini, ülke gerçeklerini en iyi
değerlendiren sürücünün yaşam şansı çok daha yüksektir.

* Bir motorlu araçta en önemli faktör sürücüdür; otolar kendi
kendilerine hiç bir şey yapmazlar, onlara yanlışı ve doğruyu yaptıran
sürücülerdir.

* Bir otoda sürücüden sonra en önemli faktör lastiklerdir. Lastikler
yol ile olan yaşam bağınızdır. En güçlü motor ve en iyi fren sistemi
ile donatılmış yüksek teknoloji ürünü bir otoda bile ancak iyi
lastikler ile güvenli sürüş yapılabilir. Orta büyüklükte bir otonun
bir lastiğinin yere bastığı alan, bir avuç içi büyüklüğündedir.

* Lastiklerle ilgili yapılan yanlışlar yaşamlarla ödenir. Yere sağlam
ve doğru basın. Otolar lastiklerin üzerinde değil, lastiğin içindeki
havanın üzerinde gider. İnik lastik, ayağa bol gelen ayakkabıya
benzer, değil koşmak yürümek bile olanaksızdır. Sıcak havada, yağmurda
ve karda lastik havaları indirilmez. Karlı yol yüzeylerinde geniş
lastik değil, dar lastik daha iyi tutunma sağlar.

* Görün ve görülün. Camlar, aynalar ve ışık donanımını temiz tutun.
Kısa farlarınızı gündüzleri de yakın. Unutmayın en ölümcül kazalar
gündüzleri güneşli günlerde ve düz yol kesimlerinde oluşur.

* Trafik 360 derecedir. Her görmediğiniz santimetre karenin arkasında
bir tehlike gizlenir. Onun için aynalarınızı her 10 saniyede bir
kontrol edin. Şerit değiştirirken başınızı sağ veya sol arkaya çevirip
ölü noktayı kontrol edin.

* Direksiyon tek elle kullanılmaz.Tek elle ayakkabınızın bağcığını
bağlayamayacağınız gibi. Direksiyonu her zaman iki elle ve 09:15
pozisyonunda tutun.

* Yalnızca etkin fren hayat kurtarır. En iyi fren dönerek yavaşlayan
tekerleklerle yapılır. Dönmeyen, kızaklayan ön tekerleklere yön
verilemez, dönen ön tekerleklere yön verilir.

* Otolar kendi kendilerine kaymazlar. Onları kaydıran sürücülerdir.

* Gidilen yol kesimine göre yapılan aşırı hız, amaca uygun olmayan
eski veya inik havalı lastikler, gereğinden fazla gaz, gereğinden
fazla fren, gereğinden fazla direksiyon hareketi ve ani kompresyon
(vites küçültmelerde debriyaj pedalını ani bırakma) sürücü kaynaklı
kayma hareketini başlatan faktörlerdir.

* Emniyet kemerini her zaman, her yerde ve tüm yolcularınıza taktırın.

* Sarı ışıkta hareket etmeyin, kırmızı ışıkta geçen kamyon ilk olarak
size çarpar.

* Hoşgörü ve akılcılığı siz başlatın. Her isteyene yol verin. Birisine
yol vermek en çok 5 saniyenizi alır. Bir günde 50 kez yol verseniz 250
saniye eder. Bu da 5 dakikanın altında bir zamandır. Hem trafiğe saygı
ve hoşgörü katmış, hem de sinirlenmeden, gülümseyerek araç kullanmış
olursunuz.

* Doğru bilgi, tehlikeleri tanımak ve motorlu taşıtı daha iyi
kullanmayı öğrenerek, beceriyi sağduyu ve saygı ile uygulamak,
sürücülerin trafikteki tek yaşam şansıdır.

YANLIŞ BİLİNENLERİN DOĞRULARI

- Usta sürücü, düştüğü problemden kazasız sıyrılmayı bilir!

Yanlış! Çünkü usta sürücü probleme girmeyen sürücüdür. Karşısına
çıkabilecek her türlü tehlikeyi önceden görebilir, ona göre tedbirini
önceden alır. Problemlerle uğraşmaz.

- Otobanda tamam ama, şehir içinde emniyet kemeri takılmayabilir!

Yanlış! Emniyet kemeri hayat kurtaran en önemli güvenlik gerecidir. 50
km/s hızda meydana gelen bir çarpışmada otonun içindekiler emniyet
kemeri takmadıkları takdirde, 4 katlı bir binadan aşağı düşmeyle eşit
şok yaşar.

- Arkada oturanlar için emniyet kemeri takmak gereksizdir!

Yanlış! Motorlu araçlar bir yere çarptığında hemen durur, ancak
içindeki yolcular aynı hızla bir yere çarpana kadar ilerlemeye devam
eder. Arkada oturanların da yaşam haklarını kullanmaları ve emniyet
kemerlerini takmaları gerekir. Her ne kadar henüz kanunen zorunlu
olmasa da, yolcuların güvenliği için geliştirilmiş olan arka emniyet
kemerleri de hayat kurtarır. Kazalarda en çok zararı emniyet kemeri
bağlı olmayan yolcular görmektedir.

- Lastik havalarını düşük tutarsak, hem daha iyi tutunur, hem de daha
konforlu olur !

Yanlış! Lastik havalarının, aracın fabrika değerinin altında olmaması
gerekir. Hatta yüke ve yolcu sayısına göre artırılmalıdır. Çünkü hava
basıncı düşük lastiğin tabanı yere yayılarak daha iyi tutunma
sağlamaz. Aksine tabanın ortası yukarı kalkar ve yol ile teması
kesilir. Havası düşük lastiklerin yalnız omuz kısımları yere basar.
Lastik hava basıncı düşükken; kayma hareketleri çok daha düşük
hızlarda başlar, fren mesafesi uzar, direksiyon hareketlerine daha geç
cevap alınır. Belki daha konforlu sürüş yaparsınız ama, konforlu
şekilde yoldan çıkabilir, konforlu şekilde çarpabilirsiniz!

 

- Sıcak havada, lastiğin ısınmasını dengelemek için lastik havaları
indirilir!

Yanlış! Lastiğin ısınmasının en büyük nedeni havanın sıcak olması
değil, lastik hava basıncının düşük olması nedeniyle lastik
yanaklarının daha fazla esnemesidir.

- Yağmurda inik lastik daha az kayar!

Yanlış! Hava basıncı düşük lastikte su boşaltma kanalları kapandığı
için yağmur suyunu çok daha az boşaltır. Hatta boşaltamaz ve su
üzerine çıkma ve su yastığı üzerinde kayma (aquaplanning) çok daha
düşük hızlarda başlar.

- Direksiyon saate göre 10'u çeyrek geçe tutulur!

Yanlış! Direksiyon saate göre 9'u çeyrek geçe (9.15) tutulur. Bu
pozisyon, acil bir durumda her iki yöne eşit miktarda direksiyonu
çevirebileceğiniz tek pozisyondur.

- En iyi koltuk pozisyonu, sürücünün en rahat ettiği pozisyondur.

Yanlış! Sürücünün doğru koltuk pozisyonu öncelikle otomobile hakim
olabileceği ne çok uzak, ne de çok yakın bir pozisyondur. Koltuk
mümkün olduğunca dik olmalıdır. Direksiyon 9.15 pozisyonundayken
kollar dümdüz olmamalıdır. İdeal dirsek açısı 120 ile 135 derece
civarındadır. Evimizde TV seyrettiğimiz koltuk pozisyonu çok rahat
olabilir, ama bu pozisyonda otomobile ve trafiğe hakim olabilmek çok
zordur.

- Motorlu araçlar lastiğin üzerinde gider!

Yanlış! Motorlu araçlar lastiğin içindeki havanın üzerinde gider. Eğer
lastiğin içinde hava yoksa, hiçbir yere gidemezsiniz. Doğru lastik
havası, ayağınızdaki ayakkabı numarası gibidir. Ayağınızı sıkan veya
bol gelen bir ayakkabıyla nasıl yürüyemezseniz, otomobilin yol tutuşu
da aynı şekilde bozulur.

- Ani frenlerde önce frene basıp, durmaya yakın debriyaja basarsak,
motor kompresyonundan faydalanıp daha kısa mesafede dururuz!

Yanlış! En etkin yavaşlama frenle debriyaja aynı anda basılarak
yapılır. Böylece fren sırasında motor devre dışı bırakılarak, motorun
aracı ileri götürme kuvveti yok edilir.

- ABS (Antiblokaj Fren Sistemi) mekanik frene göre çok daha kısa
mesafede durdurur!

Yanlış! ABS fren sistemi olan bir araç tekerleklerin kızaklamasını
önler ve fren sırasında manevra yapılabilmesini sağlar. Ancak, daha
kısa mesafede durdurmaz, daha güvenli şekilde fren yapılmasını sağlar.

- Mekanik freni olan bir otomobilde fren pedalını pompalayarak daha
kısa mesafede durulabilir!

Yanlış! Pompalamak için ayak fren pedalı üzerinden her çekildiğinde,
aracın ileri hareketi devam eder ve durma mesafesi uzar. Doğrusu;
panik frende fren pedalı üzerindeki basıncı azaltarak lastiğin
dönmesini sağlamaktır. Ancak ayak fren pedalından kaldırılmamalı ve
fren yapmaya devam edilmelidir.

- Doğru takip mesafesi hızın yarısıdır!

Yanlış! Bu yöntem kullanışlı olmamakla birlikte, hata payı yüksektir.
İdeal takip mesafesi (kuru havada) 2 saniye arkadan takip etmektir.
Yağışlı havalarda veya yük durumunda bu süre 3-4 saniyeye
çıkarılmalıdır.
- Dörtlü ikaz (flaşör) tünele girince yakılır!

Yanlış! Dörtlü ikaz sadece trafiğe tehlike yarattığınız durumlarda
yakılır. Yani olası bir kaza veya arıza halinde. Tünelde kısa farların
açık olması yeterlidir.

- Gündüz kısa farları yakmak trafiktekilerin gözünü alır!

Yanlış! Gündüz kısa far yakmak, daha erken farkedilmenizi ve size
tehlike yaratacak olan kişilere kendinizi daha erken göstermenizi
sağlar. Gece yakılan kısa farlar gözümüzü daha çok alır. Sadece kapalı
ve yağışlı havalarda değil, güneşli havalarda ve hızlı yol
kesimlerinde de kısa farların açılması kendi sürüş güvenliğiniz için
önemlidir.

- Çocukları uyarmak için korna çalınır!

Yanlış! Çocukları uyarmak için korna çalınmaz! Korna onların paniğe
kapılıp beklenmedik bir reaksiyon vermelerine yol açar. En iyisi iyice
yavaşlamak ve gerekirse durmaktır.

- Yoğun siste en iyi gitme yöntemi dörtlü ikazları yakmaktır!

Yanlış! Yoğun siste en iyi gitme yöntemi hiç gitmemektir. Çünkü siste
daha iyi gören sürücü yoktur, daha çok risk alan sürücü vardır. Görüş
mesafesi yeterliyse siste sarı camlı gözlükler kullanmak, sis
lambalarını ve kısa farları yakmak, silecekleri çalıştırmak, yerin
kayganlaştığını dikkate almak, takip mesafesini artırmak ve sollama
yapmamak daha güvenli yol almanıza yardımcı olur.

Unutmayın!

Hayatınız boyunca ölümlü bir trafik kazası geçirme olasılığınız % 33'
tür. Rus ruletinde bile bu oran %17'dir. Lütfen, trafikte araç
kullanmanın bir yaşam işi olduğunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın.

Periyodik Bakımlar:

Günlük, haftalık, aylık bakım ve kontroller

Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre her araca
belirli bir km veya süre dolunca bakım uygulanır. Periyodik bakım ve
kontroller firmadan firmaya değişmekle beraber genellikle 10-15 bin km
aralığında yapılır.

Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi
kendine yapması önerilen bazı kontroller de var. İşte bunlardan
birkaçı:

Günlük kontroller

Sabahları araca binmeden önce lastiklerin havasının kontrolü

Aracın park edildiği yerde yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü

Kış mevsiminde donmuş olabileceği düşünülerek sileceklerin cama
yapışıp yapışmadığının elle kontrolü

Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü

Yola çıkmadan önce ışıklandırma (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.)
kontrolü

Haftalık kontroller

Sıvı seviyelerinin gözle kontrolü (radyatör genleşme kabı üzerindeki
max işareti, silecek sıvısı)

Motor yağ seviye kontrolü

Hidrolik yağ seviye kontrolü

Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun,
havalandırma mazgallarının yaprak ve yabancı maddelerden arındırılması
ve su tahliye deliklerinin gerekirse temizlenmesi

Silecek lastiklerinin ıslak bir bez ile temizlenmesi

Aylık kontroller

Boya üzerinde çizik veya taş yaraları kontrolü (derin çiziklere servis
müdahalesi gerekir)

Emniyet kemerlerinin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması

Yıkama esnasında özellikle jantların balata tozundan ve yabancı
maddelerden arındırılması

Araç üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan
dökülen reçine türü yapışkan veya agresif çevre etkenlerinin
temizlenmesi

Yapılan km' ye göre lastiklerin detaylı gözle kontrolü (diş
derinlikleri, yaralanma veya yarılma izleri) Araç iç temizliği, var
ise deri koltukların kullanım kitabında belirtildiği üzere temizliği

Antifiriz suyun donmasını nasıl önlüyor?

Arabamızın motoru arabayı yürütecek gücü sağlarken bir yandan da ısı
üretir. Motor bloğu içinde devamlı dolaşan su ile motor soğutulur.
Motordan aldığı ısı ile ısınan bu su da radyatörde havanın yardımıyla
soğutulur.

Kapalı bir çevrimde ve ideal ısı dengelerinde devamlı oluşan bu olayın
farkına biz ancak, herhangi bir arıza durumunda soğutma olayı yetersiz
kaldığında, radyatörden buharlar çıktığında, yani bilinen tabiri ile
arabamız hararet yaptığında varırız.

Kışın soğuk aylarında, hava sıcaklığı sıfırın altına düşünce, arabamız
kapı önünde hareketsiz halde iken bu soğutma suyu da her su gibi
donabilir. Donunca genişler ve yaptığı basınçla motor bloğunu
çatlatabilir. Bu olayı önlemek için suyun içine, sıfırın çok altındaki
derecelerde bile donmasına mani olacak 'anti- firiz' dediğimiz sıvı
ilave edilir.

Motorun soğutma suyunun i ine ne oranda antifiriz konulacağını, o
bölgede olabilecek en düşük hava sıcaklığı belirler. O zaman şöyle
düşünülebilir. Tam emniyetli olması bakımından, soğutma suyunun yerine
niçin tamamen antifiriz doldurmuyoruz? Antifiriz oranı yüzde yüzü
bulunca sıcaklık ne kadar düşerse düşsün maksimum korunma sağlanmış
olmaz mı?

Hayır, olmuyor. Mantıken ters gelebilir ama belirli orandan fazla
konulan antifiriz bu sefer de tamamen ters tepki veriyor. Suya yüzde
50 oranında katılmış antifiriz -37 derecede donarken, antifirizin
kendisi yani saf antifiriz -12 derecede donuyor.

Suyla karışabilen her şey onun sıfır derece olan donma noktasını
düşürür. Yani donma derecesini düşürmek için suya toz şeker, şurup
hatta aküdeki asit bile konulabilir. Hepsi de bir dereceye kadar aynı
işlevi görür ancak hiçbiri diğer tehlikeli yan etkileri bakımından
tavsiye edilmez.

İlk otomobillerde şeker ve balın antifiriz olarak kullanılmaları
denendi, sonraları ise alkolde karar kılındı. Ancak bu sefer de
alkolün kaynama noktası düşük olduğundan motor sıcakken sorun çıkardı.
O halde ideal antifirizin donmayı önlemesi ama aynı zamanda da suyun
kaynamasına sebep olmaması gerekiyordu. Günümü de bu amaçla 'etilen
glikol' denilen renksiz kimyasal bir sıvı kullanılıyor.

Suyun içine katılan kimyasalların donmayı önleme özelliği, suyun ve
buzun moleküler yapıları ve antifirizin bu yapılara olan etkisinden
ileri geliyor. Bilindiği gibi tüm sıvılarda olduğu gibi suda da
moleküller serbest ve düzensiz halde, katılarda (buzda) ise sabit ve
düzgün bir yapıdadırlar. Su donarken önce moleküllerinin hareketleri
yavaşlar sonra da düzgün ve sabit bir pozisyona gelirler yani
kristalleşirler. İşte antifirizin buradaki rolü, moleküllerinin su
molekülleri ile birleşerek onların buz kristalleri oluşturmalarına
mani olmaktır.

Peki öyleyse ortada su yokken antifiriz kendi kendine niçin daha çabuk
donuyor? Çünkü suya katıldığında antifirizin su moleküllerine
yaptığını su da antifiriz moleküllerine yapar. Donmayı önlemek daha
doğrusu geciktirmek iki taraflı çalışır, su da antifirizin donma
derecesini düşürür. Sonuç olarak arabanın soğutma suyuna önerilenden
fazla antifiriz konmasının hiçbir faydası yoktur aksine zararı vardır.

Güvenli Sürüş İpuçları

Kullandığınız aracın tipi ne olursa olsun, doğabilecek tehlike ve
zararlardan uzak kalmak istiyoranız aşağıda sıralanan temel güvenlik
stratejilerini dikkate almalısınız.

· İyi bir sürüş pozisyonu elde edin. Koltuğu, elinizi
uzattığınızda bileğiniz direksiyonun en üst kısmına uzanacak konuma
ayarlayın. Kafa koruyucuyu kafanızın tam arka kısmına gelecek fakat
kafanıza değmeyecek biçimde ayarlayın. Direksiyonu simetrik olarak,
saat 3 ve 9 konumlarında tutun. Böylelikle onu sağa ve sola daha çabuk
ve tam istediğiniz kadar döndürebilirsiniz. Elinizi direksiyon
simidinin tam üstünde tutarsanız, bir tehlike anında hava yastığı
şişerse kolunuzu kırabilir ya da yüzünüze çarpabilir.

· Kontrol edin. Aracı hareket ettirmeden ve durdurmadan önce
her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edin.

· İniş sırasında dikkat! Özellikle taşıtın sol tarafındaki
kapılar, olmak üzere taşıtın kapıları yoldan başka taşıt, bisikletli
veya yaya gelmediğinden emin olunmadan açılmamalıdır.

· Pür dikkat! Araç kullanırken sürekli dikkatli olun ve
genellikle sağ tarafa dikilmiş olan trafik işaretlerini asla gözden
kaçırmayın! Ters yöndeki işaretleri arka tarafından yorumlamaya
çalışmayın. Sürüş halinde iken araçtakilerle konuşmak durumunda
olduğunuzda, gözünüzü yoldan ayırmayın. Kazaların çok görüldüğü
bilinen yol ve kavşaklarda daha da dikkatli olun. Bu durumda alkolle
ilgili yasak ve sınırlamaları tartışmak yararsızdır. Almanya'da alkol
sınırı % 0.05'e indirilmiştir.

· Akışa uyun. Koşullar elverdiğince trafik akışına uyun.
Aşırı hız farklılıkları tehlikeli olabilir.

· Hız limitlerine uyun. Kazaların çoğunun nedeni aşırı hız ve
dikkatsizce yapılan hareketlerdir. Trafik işaret levhalarındaki hız
sınırlarının, müsaade edilen maksimum hızlar olduğu ve ancak trafik,
hava ve yol koşulları uygunsa uygulanabileceği unutulmamalıdır. Yol
boş ve polis kontrolü yoksa bile hız sınırlarını aşmamaya özen
gösterin. Seyahat ettiğiniz yolların hız limitlerini samimi olarak
bilin. Bunlar; şehir içi, şehir dışı ve otoyol hız limitleri olmak
üzere, sadece üç tanedir. Aksi bir işaret bulunmadıkça bunlar
geçerlidir.

· 6. vitesi kullanmayın. Yokuşları çıkabileceğinizi tahmin
ettiğiniz vitesle inin. Yokuş aşağı inişlerde asla vitesi boşa almayın
ve hızınızı artırmamaya özen gösterin. Aksi halde sürüş kontrolünü
kaybedebilirsiniz.

· Çok yaklaşmayın. Şehirlerarası yollarda başka araçlara çok
yaklaşmazsanız, onların yapacağı kazalara karışmamış olursunuz.

· Trafiği izleyin. Yolun ilerisine bakarak, herhangi bir
probleme yaklaşmadan önce onu anlayın. Aynalarınıza da sık sık göz
atın.

· Geçebilecek misiniz? Geçmek istediğiniz aracın hızından
yeterince yüksek hızda iseniz geçiş yapabilirsiniz.

· Daha sonrasını düşünün. Muhtemel acil trafik durumlarını
sürekli olarak düşünerek, kurtulma planları yapın.

· Sol şeritkolik olmayın. Sol şerit, hızlı sürüş şeridi değil
geçiş şerididir. Geçişler dışında sol şeridi boşaltın. Hız yapanları
yavaşlatmaya da çalışmayın. Bırakın polisliği polisler yapsın.

· Far yakın. Gece sürüşleri dışında, şehirlerarası yollarda,
yağmurlu ve sisli havalarda gündüzleri de farlarınızı açık tutun. Bu
daha iyi görülmenizi sağlayarak karşıdaki sürücülerin daha dikkatli
olmalarını sağlayacaktır. Gece sürüşlerinde farlarınızın karşıdan
gelen taşıtın sürücüsünün gözünü almaması için, geçiş süresince kısa
far durumuna getirmeyi de unutmayın.

· Sinyal verin. Şerit değişimleri ve dönüşleriniz öncesinde
sinyal vererek diğer sürücülere niyetinizi bildirin.

· Sola dönmek için bekleyin. Trafikte durup sola dönmek için
beklerken, yol serbest hale gelinceye kadar tekerleklerinizi ileriye
doğru düz tutun. Eğer tekerleklerinizi sola doğru kırarak beklerseniz,
birisi size arkadan çarptığında sizi karşıdan gelen trafiğin önüne
iter. Ayrıca, ilerinizde bir engel gördüğünüzde, hemen diğer şeride
geçmeden önce o şeritteki trafiği kontrol edin ve onlara yol verin.

· Sağa dönüş Kırmızı ışıkta sağa dönüş yapılamaz. Sadece bazı
kavşaklarda, dönüş için ayrı bir ışık bulunuyor ve yeşil yanıyorsa
veya özel olarak dönüş yapılabileceği belirtilmişse, diğer yoldaki
trafiğe dikkat edilerek dönüş yapılabilir.

· Girişlere yardımcı olun. Çok şeritli yollarda sağ şeritte
ilerlerken, trafiğin elverdiği ölçüde ve geçici olarak bir iç şeride
geçerek, sağdan giriş yapan araçlara güvenli ve düzgünce giriş
yapabilmeleri için yardımcı olabilirsiniz.

· Doğru zamanda fren yapın. Dönüşlere gelmeden önce uygun
hıza yavaşlayın. Dönüşün ortasında yapacağınız sert fren aracınızın
dengesini bozar.

· ABS'yi deneyin. Aracınız kilitlenmeyi önleyici fren
sistemiyle donatılmışsa, ilk kez karşılaştığınızda pedal titreşim ve
gürültüleri sizi şaşırtabilir. Bu nedenle, ABS'nin nasıl
hissedildiğini anlamak üzere, acil bir durumu beklemeden, yağmurlu bir
günde kumlu, kaygan bir yol veya boş bir park alanı bularak, ABS'yi
uyarmak üzere sert bir fren yapın.

· Araç kullanırken telefonu kullanmayın. Araştırmalara göre,
araç kullanılırken yapılan telefon konuşmaları kaza riskini dört kat
kadar artırmaktadır. Risk, "hands-off" veya kulaklıklı telefon
kullanımında da aynıdır.

· Gece görüşünüzü koruyun. Yaklaşan farlara fazla bakmayın.
Körleştiriyorsa, bakışınızı yolun sağ kenarına yoğunlaştırın.

· Uykunuzu alın. Uykulu iken araç kullanmayın. Gözleriniz bir
noktada sabit kalıyorsa bu tehlike işaretidir. Bulduğunuz en yakın
güvenli yerde sağa çekerek birkaç dakikalık bir şekerleme yapın.

· Güvenceye alın. Kısa süreli de olsa, aracınızı terk ederken
güvenceye alın. Yani, düşük vitese takarak el frenini çekin, camları
kapatarak kapıları kilitleyin. Eğer arabada sizden başka kimse yoksa,
kredi kartıyla ödeme yapmaya giderken bile kapıları kilitleyin.

 

 

 

 

 

 

 

  

312
0
0
Yorum Yaz